01 / 03 / 2019
90
0

İranın Ankara Büyükelçi Mohammad Farazmandin Necmettin Erbakanın Vefatının 8. Yılı Anma törenindeki konuşması

İranın Ankara Büyükelçi Mohammad Farazmandin Necmettin Erbakanın Vefatının 8. Yılı Anma törenindeki konuşması

Bizler bugün burada merhum Erbakan’ı yad etmek, anısını yaşatmak için toplanmış bulunuyoruz. Davası İmam Humeyni’nin davası ile bir olan ve onunla aynı ruha sahip bir kıyam ve dava erinden bahsetmek için aranızda olmaktan mutlukluk duymaktayım. Rivayet olunur ki, İran İslam İnkılabı zafere ulaştıktan sonra Amerikan uçaklarının İran’ın Tabes çölü etrafında kum fırtınasına yakalanması ve Amerika’nın İran’a yönelik saldırı planının bozguna uğramasının ardından, merhum Erbakan, Türkiye Meclisi’nde kürsünün arkasına gelerek Fil süresini okur. “Elemtere keyfe faale Rabbüke bi- ashabil-fil! Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi?

Erbakan’ın adını yaşatmak, onun, uğruna mücadele ettiği idealleri yaşatmaktır. Erbakan’ın adını yaşatmak ilahi şiar ve sembolleri canlı turmak ve yaşatmaktır.  Çünkü merhum Erbakan bizzat şöyle demektedir: “Bizim davamız İslamdır. Gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Hedefimiz Hak nizamı hâkim kılmaktır.”  

Doğrusunu söylemek gerekirse onların adını yaşatan gerçekte bizler değiliz; bilakis bizleri canlı tutan onlardır. Erbakan’ın adını yaşatmaya ihtiyacı olan asıl bizleriz. Neden mi? Çünkü Erbakanbir yoldur, bir ışıktır. Dünyada meşhur bir çok siyasi lider gelip geçmiştir; ancak bir yola dönüşen liderlerin sayısı çok azdır ve Merhum Erbakan da kendi başına yol ve ışık olan liderler zümresindendir.

Bugün ihtiyacımız olan şey bizlerin bu yolu tanıması ve bu yolu yürümesidir. Burada önemli olan nokta, bu yolu tam anlamıyla tanımak için Erbakan ile aynı ufka sahip olunması gerektiğidir. Zira aynı ufka sahip olmak, büyük mütefekkirleri anlamak için önemli bir husustur. Merhum Erbakan’ın siyasete ve uluslararası ilşiklere bakışını ortaya koyan bu ufuk, kritik önem taşıyan kilit unusurlara sahiptir ki Merhum Erbakan tesadüfen bu kavramların sınıflandırmasını bizzat kendisi yapmıştır. O kendi milli görüşünün esasını üç temel unsur, yani “İslam çivisi”, “Şuur çivisi” ve “Cihat çivisi” olaralak tanımlar ve bu unsurların açılımını yaparken “Siyonizme karşı durmak” “Dünyadaki egemen düzeni emperyalist ve siyonist düzen olarak görmek”“İslam birliği davası”, “Adil düzen davası”, “Sanayileşme, Kalkınma ve bağımsızlık davası” gibi kendi siyasi söylemini şekillendirir.

Ben bugün şunu da ifade etmek isterim ki Merhum Erbakan İran-Tükiye ilişkilerinde de bir yoldur. O, tarihi stratejik derinlikten yani iki ülke halkı arsındaki bağlar, ortak kültür, medeniyet ve din mirasından başlayarak stratejik bir ufka doğru yol alan İran-Türkiye ilişkilerinde bir yolu tersim etmenin arayışı içerisinde olmuştur. Bu yaklaşım sayesindedir ki Merhum Erbakan İran-Türkiye arasındaki işbirliğinde yeni yolun başlatıcısıdır. O, başbakan olduğunda bütün baskılara rağmen ilk yurtdışı ziyaretini İran’a gerçekleştirmiştir. D8 Grubu onun inisiyatifi ve İran’ın yakın işbirliği ile şekillenip, ortaya çıkmıştır. İki ülkenin İslami vahdeti güçlendirme yolundaki işbirliği artmış, iki ülke arasında İran’dan Türkiye’ye doğal gaz sevkiyatına ilişikin stratejik anlaşma imzalanmış ve İran-Türkiye ilişiklerinde yeni süreçlerin temeli o dönemde atılmıştır.

Bugün, İran-Türkiye ilişiklerinin güçlendirilmesinin zarureti, her iki ülkede ulusal konsensüs meselesine dönüşmüş vaziyettedir. İki ülke siyasi, kültürel, ekonomik, güvenlik, bölgesel ve uluslararası tüm alanlarda birbiriyle işbirliği yapmaktadır. İki ülkenin ortak menfaatleri, bölgesel ve uluslararası bakış açıları birbirne o kadar yakındır ki, bazı görüş farklıları olsa da, bu iki ülkenin işbirliğine engel olmadığı gibi işbirliği yolunda yeni imkanlar ve fırsatlara pencere aralamaktadır. Bugün İran ve Türkiye güçlü bir bölgenin inşasında ve bölge halklarının aleyhindeki tehlikeli planlarla mücelede işbirliği için daha iyi zemine ve daha güçlü iradeye sahiptir.

Bildiğiniz gibi Merhum Erbakan siyasi yasaklılığı sona erdiğinde bir kez daha İran’ı ziyaret etmiş ve bu onun son yurtdışı ziyareti olmuştur. O şu an aramızda olmasa da İran-Türkiye ilişikileri tarihinde ve Türkiye’nin İslami tarihinde sürekli parlayan bir isim, aydınlık bir yol olarak kalmaya devam edecektir. Rabbim rahmet ve mağfireti ile onun ruhunu şad eylesin ve onu evliya ve salih kullarının arasına katsın.

Sözlerime son vermeden önce buradan bir kez daha hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Allah yar ve yardımcınız olsun. 

fotoğraflar
  • İranın Ankara Büyükelçi Mohammad Farazmandin Necmettin Erbakanın Vefatının 8. Yılı Anma törenindeki konuşması
  • İranın Ankara Büyükelçi Mohammad Farazmandin Necmettin Erbakanın Vefatının 8. Yılı Anma törenindeki konuşması
  • İranın Ankara Büyükelçi Mohammad Farazmandin Necmettin Erbakanın Vefatının 8. Yılı Anma törenindeki konuşması
  • İranın Ankara Büyükelçi Mohammad Farazmandin Necmettin Erbakanın Vefatının 8. Yılı Anma törenindeki konuşması