07 / 03 / 2016
397
0

İran ve Türkiye: İstikrar İçinde Müreffeh Bir Geleceğe Doğru

İran ve Türkiye: İstikrar İçinde Müreffeh Bir Geleceğe Doğru

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan

“İran ve Türkiye: İstikrar İçinde Müreffeh Bir Geleceğe Doğru”

Komşumuz İran ile P5+1 arasında uzun zamandır devam eden müzakerelerin ‎‎"kapsamlı ortak eylem planı" adı verilen bir anlaşma ile sonuçlanması ve bu anlaşma çerçevesinde ambargoların kaldırılmasını DEİK olarak memnuniyetle karşılıyoruz.

Türk iş dünyası olarak en önemli ekonomik ortaklarımızdan İran’ın dünya sistemi ile olan sorunların barışçıl diplomatik yollar ile çözülmesinin savunucusu olageldik. Umuyoruz ki bu sorun kalıcı olarak çözülür ve İran tekrardan küresel sistemin onurlu ve sorumlu bir üyesi olur.

Biz iş dünyası olarak bölgemizde öncelikli olarak bölgemizde kalıcı barışın ve istikrarın sağlanmasından yanayız. Bunun da ancak da güçlü ekonomik ilişkiler ile mümkün olabileceğine inanıyoruz. Barış ve istikrarın sağlandığı, toplumsal meşruiyete sahip kurumlar ve iyi yönetişim ilkeleri ile idare edilen bir coğrafyada ekonomik gelişme hızlı olur, bölgesel işbirliği ve entegrasyonu daha kolay temin edebiliriz.

Şüphesiz ki İran ile yaşanacak olan bu normalleşme ortak coğrafyamızdaki bir kısım daimi bir kısım konjonktürel sorunların çözülmesine olumlu katkılar verecektir. Bu anlamda Suriye sorununun ve onun yaratmış olduğu menfi etkilerin çözümünde önemli bir kritik aşama olarak değerlendiriyorum.

Bu anlaşma ile komşumuz İran güvenlik kaygıları ile hareket eden bir bölge ülkesi olmaktan çıkarak ekonomik ve sosyal kalkınmayı ön plana çıkaracaktır. Böylelikle bölgede güvenlik kaygılarının yerine refah yaratma kaygıları olacak ve bu dönüşüm iradesi bölgenin demokrasiyle yönetilen en büyük serbest piyasa ekonomisi ve imalat gücü olan Türkiye’nin ekonomik ilişkilerini olumlu yönde etkileyecektir.

İran sahip olduğu doğal kaynakları, genç ve eğitimli nüfusu ile Türk yatırımcısı ve ihracatçısı için birçok yeni iş imkânını beraberinde getirecektir. Özellikle inşaat, altyapı, enerji, otomotiv, maden, turizm, hizmet ve perakende sektörlerinde yeni iş imkânları oluşacak.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) olarak normalleşmenin beraberinde getirdiği iş fırsatlarını şirketlerimizin en iyi şekilde değerlendirebilmesi, bu pazarda rekabet güçlerinin artması için Ambargo Sonrası İran Ekonomisi Etki Analizi çalışmasını başlattık. Ekonomi Bakanlığımız desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliği ile başlattığımız bu proje uluslararası bir danışmanlık firması tarafından yürütülüyor. İran’a yönelik çalışmalarımızı Mart ayında sona erecek bu çalışmada ortaya çıkacak İran Yol Haritası ve İş Planı’na göre şekillendireceğiz.

Önümüzdeki dönemde Türk şirketlerinin rekabetçi olacağı sektörlerde İran’ın önemli ekonomik merkezlerine yönelik ticaret ve yatırım heyeti organizasyonlarına hız vereceğiz. Ayrıca, özellikle Avrupa ve Amerikan şirketleri ile şirketlerimizin İran pazarında ortaklıklar kurabilmesi için gerekli mekanizmalar üzerinde çalışmaya başladık. Bu konuda şirketlerimizi önümüzdeki günlerde bilgilendireceğiz.

Avrupa ekonomisindeki yaşanan müspet hareketliliğe ilaveten ve komşumuz İran’ın normalleşmesi Türkiye’nin orta ve uzun vadeli büyüme ve ihracat hedeflerine daha da yakınlaştıracaktır. İran’ın küresel pazara eklemlenmesinin beraberin getireceği pozitif gündem bölge pazarlardaki etkinliğimizi arttıracaktır.

Ambargo sonrası dönemde İran’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne tam üye olması, küresel toplumun onurlu ve bölgesel istikrar için yapıcı bir üyesi olmasını diliyorum.
fotoğraflar
  • İran ve Türkiye: İstikrar İçinde Müreffeh Bir Geleceğe Doğru